Yazarlarımız
Kadir Günay
Adalı Hasan
Misafir Yazarlar
Engin Ardıç
Cumhuriyet dönmesi
Haşmet Babaoğlu
Erkek olmak!
Mehmet Barlas
Doğru yer ve doğru zaman çözümleri kolaylaştırır
İclal Aydın
Hepsi bu
Reha Muhtar
Köpeklere yalatmam
Pakize Suda
Kadın, erkek ve gazete ekleri
Ayse Arman
Hayat muhteşem Bir tek şey felaket O DA YAŞLANMAK





İnternet-Haber.org Gazete Haberleri oku - Hürriyet gazetesi, Sabah, Posta, Milliyet, kıbrıs gazete

 

PROF. BİR, AYDIN DOĞAN DAN KURBAN BEKLİYOR!
Prof. Dr. Ali Atıf Bir, “Doğan Grubu geri adım atmıyor gibi görünse de geri adım atacaktır. Bazı isimleri kurban edebilir. Türkiye’nin gerçek sahibi ne Erdoğan ne de Aydın Doğan’dır” dedi.
16:58:54 2008-09-12

Başbakan Erdoğan’la Doğan Grubu arasındaki savaşla ilgili Moral FM’de “Sırrı Er’le Basında Bugün”e çarpıcı açıklamalar yapan Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Bugün yazarı Prof. Dr. Ali Atıf Bir, bundan sonraki süreçte birtakım insanların kurban verilebileceğini söyledi.


“Türkiye’nin gerçek sahibi ne Erdoğan ne de Aydın Doğan’dır” diyen Ünlü İletişimci, ülkedeki demokrasi anlayışının oturmamasını halkın bu kavramı içselleştirememesine bağlayarak konu hakkında şunları kaydetti:


“Bir tarafta önce kamu çıkarı olacak ama diğer taraftan da bunu dengeleyip insanlara dil, din, ırk ayrımı yapmaksızın bazı özgürlükler vereceksiniz. Medyanız, partileriniz olsun, siyasal iletişim sisteminiz otursun ya da demokrat olmaya çalışın, bütün bunları otokontrol uygulamadan kendi çıkarlarını gözeterek yaparsanız bir şeyleri sağlamlaştıramazsınız. Artık liberalizm “kamu yararını” gözetip koruduktan sonra “Bırakın her şeyi yapsınlar” demek oldu. Bu sistemde görüyorsunuz Türkiye’de bırakın Ergenekon’u, medyasında, siyasetinde, derneğinde bağırsaklarını temizlemesi lazım. İşin aslı budur ve bunun düzelmesi gerekir.”


Prof. Bir, açıklamasının devamında kamuoyunda çok tartışılan Deniz Feneri Derneği olayıyla ilgili de çarpıcı bir tespitte bulundu.


Bugün Yazarı, “İnsanlar bilimde, teknolojide, internette ileri gitmeye çalışırken biz bir yardım derneği üzerinden bir şeyleri çözmeye uğraşıyoruz. Türkiye’de niye bu kadar fakire yardım eden kuruluşlar var, bu fakirliğe çözüm bulma arayışında olmamız gerekirken çok farklı yerlerde oynuyoruz” şeklinde konuşarak Türkiye’nin çözmesi gereken asıl meselesinin ekonomiyi iyileştirmek olduğuna vurgu yaptı.


“Bir medya grubu bu çatışmada okurunu arttırıyor. Fakat olaya baktığımızda şu anda seçim olsa AK Parti’nin de oyları artıyor. Burada ilginç bir paradoks var.” diyerek şaşkınlığını ifade eden Prof. Bir yaşanılan kavgayla ilgili çok tartışılacak bir iddia ortaya attı: “Kavgada her ne kadar Doğan Grubu geri adım atmıyor gibi görünse de muhakkak atacaktır. Aydın Doğan bazı isimleri kurban verebilir. Bazıları başka görevlere geçebilir. Bu tür şeyler olacak ki kavga durulsun.”


“TÜRKİYE’NİN ARTIK BAĞIRSAKLARINI TEMİZLEMESİ LAZIM”


> Makalenizde “Türkiye’nin sahibi ne Erdoğan, ne Baykal, ne AK Parti, ne de Doğan Medya grubudur. Ülkenin gerçek sahibi halktır” diyorsunuz. Bunun yanı sıra ülkede gerçek bir liberal demokrasiyi yerleştirmek için yönetenlerde büyük bir felsefi düşünce boşluğu var diyerek yazınıza devam ediyorsunuz. Bu açığı doldurmak için neler yapılmalıdır sizce?


Türkiye’nin insan yetiştirme sistemine baktığımızda otoriter düşünceden geleneksel düşünce sistemine geçip bilimsel bir anlayışı yerleştiremedik işin açıkçası. Burada çok önemli bir ayrıntı var. Herkes demokrasiden, liberallikten bahsederken bunu hayatımızda uygulamayıp içselleştirmiyoruz. Ailede, evde ve arkadaş arasında bu değeri yaşatamıyoruz. Böyle yapılması çok önemli çünkü bu düşünce sisteminin benimsenmesi anlamına gelir. Bir tarafta önce kamu çıkarı olacak ama diğer taraftan da bunu dengeleyip insanlara dil, din, ırk ayrımı yapmaksızın bazı özgürlükler vereceksiniz.


Medyanız, partileriniz olsun, siyasal iletişim sisteminiz otursun ya da demokrat olmaya çalışın, bütün bunları belirli bir düşünce sistemini benimsemeden ve yaşamadan yaşarsanız anlamda otokontrol uygulamadığınız zaman kendi çıkarlarını gözetirseniz bir şeyleri sağlamlaştıramazsınız. Artık liberalizm “bırakınız yapsınlar, bırakınız etsinler” demek değildir. Bu düşünce kamu yararını gözetip koruduktan sonra “her şeyi yapın” demektir. Bu anlayışın aileden ve ilkokuldan başlayarak vatandaşlara aktarılması gerekir. Bu sistemde görüyorsunuz Türkiye’de bırakın Ergenekon’u, medyasında, siyasetinde, derneğinde bağırsaklarını temizlemesi lazım. İşin aslı budur ve bunun düzelmesi gerekir. Ben olaya makro düzeyde bakıyorum işin açıkçası.


“DOĞAN GRUBU GER İ ADIM ATARAK BAZI İSİMLERİ KURBAN VEREBİLİR”


> Başbakan Erdoğan ve Doğan grubu arasındaki kavga karşılıklı açıklamalarla devam ediyor. Doğan medyasının köşe yazarları Başbakan’a yönelik “sonun Çiller gibi olur” şeklinde pervasızca açıklamalar yaparken, Erdoğan’da “Beni başka başbakanlarla karıştırmayın”  diyor ve geri adım atmıyor. İşin içine son günlerde Baykal’da girdi ve Doğan’a destek veren açıklamalar yapıyor. Sizce bu kavganın sonu nereye varır. Acaba iletişim çağında ciddi bir iletişim problemi mi yaşıyoruz?


Bu ülke açısından çok istenmeyen bir durum. Yani medya dördüncü güç olarak siyaseti izleme görevini yapması gerekiyor. Diğer taraftan siyasetin medyanın daha özgür bir şekilde çalışması için birtakım yasalar çıkarması ve standartları oluşturulması gerekiyor ama biz çok aykırı şeylerle uğraşıyoruz.


İnsanlar bilimde, teknolojide, internette ileri gitmeye çalışırken biz bir yardım derneği üzerinden bir şeyleri çözmeye uğraşıyoruz. Türkiye’de niye bu kadar fakire yardım eden kuruluşlar var, bu fakirliğe çözüm bulalım arayışında olmamız gerekirken çok farklı yerlerde oynuyoruz.


Bir medya grubu bu çatışmada okurunu arttırıyor. Fakat olaya baktığımızda şu anda seçim olsa AK Parti’nin de oyları artıyor. Burada ilginç bir paradoks var. Diğer taraftan Aydın Doğan’ın açıklamaları televizyonda reyting rekorları kırdı. Bence iki tarafta bundan sonraki süreçte daha fazla birbirinin açığını kovalayacak. Doğan’ın karşısında çok güçlü bir parti var. Bu aynı zamanda bunun güç kirlenmesine yol açmaması lazım. Kavgada her ne kadar Doğan Grubu geri adım atmıyor gibi görünse de muhakkak atacaktır bana göre. Hatta bazı isimleri kurban verebilir. Bazıları başka görevlere geçebilir. Bu tür şeyler olacak ki kavga durulsun. İnşallah her şey normale döner. Aslında Türkiye’nin böyle meselelerle kaybedecek zamanı yok.




Bu haber  311  kere okundu
YORUMLAR (0)
Son Dakika Haberleri
Spreyli banka soyguncusu 15 bin TL yle kaçtı
Rum kesiminde toplu mezar açılacak
İnsanoğlu yüzünden acı çeken hayvanlara
İstanbul da bayram hizmetleri
CHP den şaşırtan afiş
Küllerimizden doğacağız!
Beşiktaş tan Polat a cevap!
Tüm zamanların rekoru kırıldı
Dursun Çiçek revire kaldırıldı
65 lik delikanlı banyo küvetiyle deniz aştı
Gazete Katogorisine Ait Haberler
Basın Özgürlüğü Ödülü kimin?
Zaman 860 binle, tirajda Posta koydu
Gazeteler geçen hafta ne kadar sattı?
Geçen hafta hangi gazete ne sattı?
Medyada flaş gelişme! 24 ve Star satıldı
Oktay Ekşi yeniden başkan seçildi
Günün Gazete Manşetleri
Günün Gazete Manşetleri
Gazeteci çıkarma maaşını ben vereyim
Taraf gazetesine yeni ortak geldi
Alex büyük oynuyor
Kaptan Alex de Souza, Fenerbahçe yi sırtlamaya devam ediyor.
Ehliyet sınavında devrim!
Ehliyet sınavları internetten yapılacak...
VİDEO HABERLER

Çok Okunanlar

Günün

Haftanın

Ayın

1
1
1

Çok Yorumlananlar

Günün

Haftanın

Ayın

1
1
1
Untitled Document
Burç Yorumları
 Arkadaşlarınızla aranızdaki duygusal bağları güçlendirmek için onlarla daha fazla zaman geçirmelisiniz.
 
| iletisim |   Bankalar | Künye | Künye | Yayın İlkeleri | Önemli Linkler |
Tasarım: Yakup Kadri Demirci