Ruh ve beden sağlıkları zarara uğrayan çocuklara anne babanın tutumu konusunda neler yapılabileceğinin detaylarını Uzman Psikolog Alanur Özalp aktardı...
Boşanma kararı verildiğinde, çocuk(lar) 5-6 yaşlarında ya da daha ufaksa, eğer ilişki açısından boşanmanın geciktirilmesi olabilecekse, bu daha uygundur. Boşanmayla birlikte evdeki yaşam değişiklikler geçirmektedir. Örneğin, baba evden gider. Eve bir bakıcı kadın gelir. Anne çalışmaya başlar. Bu değişiklikler olağan değişikliklerdir. Fakat çocuğun ruhsal sağlığı için gerekli olan bu değişikliklerin esasında yeterli zamanın olmasına dikkat edilmelidir. Çocuğa bir zaman tanınmalı ki, o da uyum sağlayabilsin. SARSILMA ÖNLENEBİLİR
Çünkü çocuk “ben kötüyüm, eğer ben kötü olmasaydım annemle babam ayrılmayacaktı, ben onlara yeterli olacaktım veya onları barıştıracak gücüm, sevgim olacaktı” diye düşünmekte, olaylardan kendini sorumlu tutmaktadır. Bu, çocuğun genel dengesinde veya kendine güveninde, saygısında sarsıntılar yaşatacaktır. Özellikle ergenlik döneminde boşanma durumu yaşanıyorsa, dikkatli olunmalıdır. Bu dönemde çocuğa hep bir açık kapı bırakılmalıdır. Onun konuşabilmesi, açılabilmesi için bu gereklidir.
Onunla konuşun ve onun da konuşarak kafasındakileri anlatması için dinleyici olduğunuzu ona sezdirin. Boşanmadan sonra gelebilecek ikinci anneyi veya babayı kabul etmek, çocuğun kafasında kendi annesini veya babasını reddetmesi anlamına gelmekte ve çocuk zorlanmaktadır.
Çocuk önce ikinci ebeveynlerini test eder, dener, sınar. Onların sevgisinin, ilgisinin gerçek olup olmadığına bakar. “Gerçek değil”i ispatlamak ister gibi davranır. Ama gerçekten istediği, üvey olmasına rağmen seviyor, anlıyor, katlanabiliyor veya hoşgörebiliyor olmasıdır. Çocuklara ikinci anne veya baba ile iyi anlaşıyor olmanın gerçek anne babayı sevmediği anlamına gelmediği açık bir dille anlatılmalıdır. BEN KÖTÜYÜM TRİBİ
Boşanmayı çocukla mutlaka konuşun. Çocuğu üzmekten korkmayın. Çocuk, kafasında neler varsa bunları anlatarak hem size yakın olacak hem de rahatlayacaktır. Eğer çocuk konuşursa, içinde düşmanca duygular taşımaz. Hem kendini hem de aile bireylerini suçlaması ortadan kalkar.
Çünkü çocuk “ben kötüyüm, eğer ben kötü olmasaydım annemle babam ayrılmayacaktı, ben onlara yeterli olacaktım veya onları barıştıracak gücüm, sevgim olacaktı” diye düşünmekte, olaylardan kendini sorumlu tutmaktadır. Bu, çocuğun genel dengesinde, kendine güveninde, saygısında sarsıntılar yaşatacaktır. Çok dikkatli olunmalıdır. Onunla mutlaka konuşun.
YETiŞKiNLER BiRBiRiNE DESTEK OLMALI
Baba ayrılır ayrılmaz anne işe başlamak zorundaysa, ufak çocuklarda çocuğun fazla etkilenip babayı suçlamaması için anne işe başlamalı sonra baba evden ayrılmalıdır veya anne kısa bir süre çocuğa destek vermeli, onunla bir uyum sürecini geçirip daha sonra işe başlamalıdır. Bu konularda yetişkinler birbirlerine destek olmalıdır.
Çocukların uyumu ve ruhsal dengesi için bu, olması gerekli bir durumdur. Boşanmada çocuk ergenlik çağındaysa, bu defa çok daha dikkatli olunmalıdır. Bu defa çocukta ergenliğin verdiği problemlerle birlikte, bir de boşanmanın verdiği uyum durumunu çocuk birlikte göğüslemek durumundadır. Çocuk ergenlikle birlikte aileden önce kendini koparıp, sonra kimliğini oluşturacaktır.