Bana kalbimi geri verme son bir hatıra benden sana kırık bir kalp Bir parçası bende diğeri sende bana kalbimi geri verme Baktıkça beni hatırla gözyaşlarımı hatırla sen giderken Ve ölümü hatırla beni anarken Hatırlıyormusun bilmem ilk tanıştığımız gün Elinde tuttuğun kırık kalbim pıt pıt atıyordu Nasıl yanıyordu bir bilsen aşk ateşiydi bu beni büyüleyen Kalbimi sarhoş eden Sana da oluyormuydu bilmem Hiç Ayrılmayacağımızı düşünüyordum Kim bilebilirdi ki Bu heyecanlı aşkla yanan kalbin Birgün parçalanacağını Kalbimi sana verdim çünkü sana güvendim Kalbimi sana verdim çünkü Biliyordum düşürüp kırmazsın onu Ama onu unutacağın hiç aklıma gelmedi Bir tren rayı üzerine Şimdi parçalanan kalbim Al senin olsun!!!!
----------------------
AH ŞİİRİ
Sahilden bir gemi kalktı, YÜreğim yetinden kalktı, Seni seviyorum diyenler haklı, Seni gören yandı "AH" yandı..
---------------------
Ayrılık Sevdaya Dahil
görinen yıldız değil yir yir delinmişdür felek gün yüzünün hasretiyle tir-i ahımdan benüm
necati
-1. açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın en görkemli saatinde yıldız alacasının gizli bir yılan gibi yuvalanmış içimde keder uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
-2.
rüzgâr uzak karanlıklara sürmüş yıldızları mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan onu çok arıyorum onu çok arıyorum heryerinde vücudumun ağır yanık sızıları bir yerlere yıldırım düşüyorum ayrılığımızı hissettiğim an demirler eriyor hırsımdan
-3.
ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş tedirgin gülümser çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Attila İlhan
------------------------
Acı bir hayat.
Bir tek senin aşkın mı aşk? Sen misin sevda yanığı kaçak Ben seni sevdim seveli yandım Yandım,yandım sende söndüm
Hayat bana bir dargın bir barışık Her günüm senle karma karışık Çakmak, çakmak gözlerinde ışık Senin sevdan bende, barut fişek
Ulaşılmayı beklerken ayrılık İkimizin kaderi olsa gerek Bana ayrılık yazan felek Sensizliğini bana giydirecek
Yapma be sevdam ağlama artık Bu kader senin değil benimdir Sana gelen bu ayrılık, firak Bende oluyor acı bir hayat
Alaaddin Uygun
------------------------------
Kısa Ayrılık Şiiri
Ayrılık
İki rayı gibiyiz bir tren yolunun yakın olması neyi değiştirir son istasyonun
Sunay Akın
----------------
Hangi Ayrılık?
Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz? Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?
Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın? Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?
Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye? Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye? Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren? Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren. Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline? Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde? Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı? Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı? Hangi cama kafa atsam? Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam? Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?
Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam. Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam. Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür? Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür? Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine? Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene? Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın? Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın? Hiç sanmam! ... Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! . Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz. Hangi mübarek dua, Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye? Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye? Olur mu be! . olur mu? Bu da benim gibi adama yapılır mı? Aşk dediğin mendil mi? Buruşturup bir kenara atılır mı? VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?
Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden? Hangi pense kopardı bizi birbirimizden? Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini? Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini? Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı? Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı? Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti? Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?
Dağ gibi adamı eze eze! ..... Hangi anası tipli parlak çömeze, Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze? Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı? Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı? Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı? Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı? Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni? Ve! .. Hangi su bağışlatır? Hangi musalla temizler seni?
Bu Nasıl Ayrılık? ...
Yusuf Hayaloğlu
----------------------
Ayrılık Hissi Nasıl Girdi Sizin Beyninize?
Müslümanlık sizi gayet sıkı, gayet sağlam, Bağlamak lazım iken, anlamadım, anlıyamam,
Ayrılık hissi nasıl girdi sizin beyninize? Fikr-i kavmıyyeti şeytan mı sokan zihninize?
Birbirinden muteferrik bu kadar akvamı, Aynı milliyetin altında tutan islam'ı,
Temelinden yıkacak zelzele, kavmiyettir. Bunu bir lahza unutmak ebedi haybettir...
Arnavutlukla, Araplıkla bu millet yürümez.. Son siyasetse bu! Hiç böyle siyaset yürümez!
Sizi bir aile efradı yaratmış Yaradan; Kaldırın ayrılık esbabını artık aradan.
Siz bu davada iken yoksa, iyazen-billah, Ecnebiler olacak sahibi mülkün nagah.
Diye dursun atalar: 'Kal'a içinden alınır.' Yok ki hiç bir kişiden... Millet-i merhume sağır!
Bir değil mahvedilen devlet-i islamiyye... Girdiler aynı siyasetle bütün makbereye.
Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukca yürekler, onu top sindiremez.
Bırakın eski hükümetleri meydandakiler Yetişir, şöyle bakıp ibret alan varsa eğer.
Siz siz olun sevdiginiz hiç birşeyden kolay vaz geçmeyin, Ayrılmak kolay kazanmak onu yeniden kazanmak zor, zor olanı var yapmak sevdiginiz, aşkınızın peşine gidin ki ayrılık olmasın.