İnternet-Haber.org Gazete Haberleri oku - Hürriyet gazetesi, Sabah, Posta, Milliyet, kıbrıs gazete
YÜREGİNİ ALIP GİTMELİYDİN, AŞK ŞİİRLERİ - SEVGİ ŞİİRİ
Okumadım bunu yazan bir kitap
Dilim tutsak nasıl etmeli hitap
Kağıt yorgun düştü kalemse bitap
Kaç kez yazdım kaç kez sildim bir gece...
21:49:39 2007-11-21
Ak saçlı adamlara bakacağım Hiç aklıma gelmezdi yollarda
Ben senin ak saçlarına vuruldum Birde mavi gözlerine
İnsanın saçları otuzundada beyazlaşır Kırkındada Ne siyah saçlı adamlar gördüm Saçları gibiydi yürekleride
Yüreğini alıp gitmeliydin En başından
Ardından mavi bir özlem bıraktın Ve ak’tı bulutlar her daim Birdaha yağmur yağmadılar
-----------------------------------
İçimdeki Şarkı
Hüzün var Bitmez gibi Gitmez gibi Her daim Yanlızlık şarkıları çalıyor Zaman tünelimde Aslında ipleri elimde hayatın Ben seviyorum yaşamak denen düzenbazı Ve sahip olduğum ne varsa Tüketiyorum dibine kadar Cennetten bahçelerim var Davet veriyorum sık sık Yinede Bilinçaltımın derinliklerinde Babamın tokadı.. Karşılıksız aşklarım.. Ve oğlum...... Ve ayrılıklarım.. Ve yanlız geçen ömrüm.. Küfe ağırlığındaydı Sırtımdaki hayat Ürettikçe çoğaldı Yediğim tekmeler Vay benim canım Vay benim ömrüm.... Sıfırlamışım çoğu kez Benden öte ben olmuşum Merkeze çıkmışım hırsımdan Kaç kez bayrak sallamışım Dağların zirvesinden Ve kanıyordu sırtımda Kırbaç yaraları Ve karıncaydı Yeryüzünde darbeciler Örselenmişim Ciddi ciddi Örselenmişim ben Bir kadeh şarap içmişsem Zaferin ardından Bir gece vakti Tan arkadaşken Kırbaç yaralarım değil En çok Gidenler ağır gelir canıma ve yenilgi gibidir yanlız kutlanmış zaferler Şimdi hayatı soruyorlar Ben onlara iyi geldikçe İçimde çalan Şarkıyı bilmiyorlar......
------------------------------------
Oğluma Mektup
Bir yaz Akşamıydı Bir huzur akşamıydı
Issız sessiz karanlık bir yoldu Ağustos böcekleri ötüyordu Yanlızca
Baban sen ve ben Nelerden bahsettiğimizi Hatırlamıyorum
Kumsalda otururdum Sizi uyuttuktan sonra Yanlızlığıma ağlardım
Bilseydim yanlızlığın bu gün Olduğunu Kumdan kaleler yapar İçine saklanırdım
Daha çok öperdim seni Ter kokunu içime çekerek
Babana kızmazdım Bana yaşattığı yanlızlık için Ve yanlızlığımı bitirmek için Hayatımı bir bitki gibi Çekip almazdım saksıdan
Sana hayatın hayal kurmayacak kadar riskli Denizin göründüğü gibi sessiz olmadığını anlatırdım
Yakamozları saymaktan yorulurdum belki Peri masalarında uyuturdum seni
Kumlara uzanıp yıldızları seyrederdik Yıllardır yıldızları seyretmiyorum ben Sahte bir gülüm Sahte gülüşüm
Anılardan sıyrılmadı yıllarım Bir ihtiyar gibi yas tuttum ardınızdan
Birgün O ıssız O sessiz O karanlık Yolda olursan
Ağustos böceklerinden birini Zarfa koy Ve bana gönder