Yaşlanma sürecinde kalıtımın, çevresel faktörlerin ve yaşam şeklinin önemli yerleri var. Buradaki en önemli kontrol basamaklarından birisi beslenme davranışı. Diyetisyen Tuğçe Aytulu genç ve sağlıklı kalmak için beslenme önerilerini verdi...
Çevresel faktörler ve yaşam şekli yaşlanmanın neredeyse yüzde 70’ini etkiliyor. Kalıtımsal özellikleri kontrol edemediğimize göre çevresel faktörleri ve yaşam tarzını kontrol ederek sağlıklı yaşlanmayı sağlamak mümkün olabilir. Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü Uzman Diyetisyen Tuğçe Aytulu genç tutan besinleri anlattı.
Vitamin ve minerallerin rolü:
Beslenmenin çeşitlendirilmesi, tek gıdaya yönelmemek gibi beslenme davranışları vitamin ve minerallerin yeterli alınabilmesi için önemlidir. Eğer bazı gıda grupları uzun süreli tüketilmiyorsa, bu gıdaların içerdiği bazı vitamin ve mineraller yeterli alınmıyor demektir.
Örneğin; süt ve süt ürünleri içinde yer alan peynir, yoğurt, ayran, dondurma, sütlü tatlılar gibi gıdaların hiçbiri uzun süredir tüketilmiyorsa kalsiyum minerali yönünden eksik besleniliyor demektir. Bu durumda kalsiyum yerine getirmesi gereken görevlerini yapamayacak ve metabolizmada bazı eksiklikler oluşacaktır.
Antioksidan şart
Araştırmalar bazı vitaminlerin yaşlanma sürecini yavaşlattığını ve yaşam kalitesini artırdığını gösteriyor. Antioksidan olarak adlandırdığımız bu öğeler hücrelere serbest radikallerin zarar vermesine engel olurlar. Gıdalarla yeterince antioksidan almak veya gıdalarla karşılanamadığı durumlarda destek ürünlerle eksiklikleri karşılamak yaşlanmaya ve hastalıklara karşı koruyucu olacaktır. Antioksidan etki gösteren vitaminlerin içinde A, C ve E vitaminleri yer alır.
Çilek, brokoli, maydanoz
A vitamininin en iyi kaynakları süt, koyu yeşil yapraklı sebzeler, havuç, ıspanak sayılabilir. C vitamini ise en çok turunçgiller, çilek, brokoli, lahana, maydonozda bulunur. E vitamini kaynakları ise bitkisel yağlar, ceviz, fındık, badem gibi kuruyemişlerdir.