Sık sık düzenlediği defilelerle gündeme gelen Tekbir Giyim'in sahibi
Mustafa Karaduman, geçtiğimiz haftalarda üç kadınla evli olduğunu
açıklamış ve bunu eleştirenlere kızmıştı.
RADİKAL - ANKARA - Tekbir Giyim'in marka tescilinin iptal
edilmesi için dava açan Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim
Üyesi Prof. Dr. İlhami Güler ile İslamiyet Dergisi Genel Yayın
Yönetmeni Süleyman Bayraktar'a Diyanet'ten destek geldi. Diyanet İşleri
Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Saim Yeprem, dini kavramların
ticari amaçlarla kullanılmasının sakıncalı olduğunu söyledi.
Arapça kökenli olan 'tekbir', 'Allahu ekber (Allah her şeyden daha
büyüktür)' anlamına geliyor. Prof. Güler ile Bayraktar, böyle önemli
bir dinsel terimin ticari amaçla kullanılamayacağını belirterek Tekbir
Giyim'in marka tescilinin iptal edilmesi için İstanbul Nöbetçi Fikri ve
Sınai Haklar Mahkemesi'ne dava açtı. İki ilahiyatçı, Tekbir Giyim'in
sahibi Mustafa Karaduman'ın 'tekbir' ismini kullanmasının yasalara
aykırı olduğunu savundu.
Arınç'ın avukatı
Bülent Arınç'ın da avukatlığını yapan Yakup Erikel aracılığıyla
açılan davanın dilekçesinde şu gerekçeler ortaya atıldı: "İslam dininin
temeli, tevhid inancının ifadesi ve namaz ibadetinin bir rüknü olan
tekbir kelimesi, davalı şirket tarafından ticari bir marka haline
getirilmiştir. Dini bir kavram olan 'tekbir' kelimesinin ticarette
marka olarak kullanılması, kutsal dini kavramların manevi içeriğinin
tahrip edilmesine, din istismarı sonucu haksız ticari kazanç elde
edilmesine, kutsal kabul edilen bir kavramın marka haline getirilerek,
muadil markalar karşısında haksız rekabetin oluşmasına neden
olmaktadır."
Olayın basına yansımasının ardından değerlendirmelerde bulunan
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Saim Yeprem de
İslami kavramların ticari isim olarak kullanılmasının sakıncalı
olduğunu söyledi. Yeprem şu değerlendirmeyi yaptı: "Tekbir her ne kadar
'tek' ve 'bir' kelimelerinin birleşimi gibi izah edilebilirse de
telaffuzu İslam'ın çok önemli kavramlarından biri olan 'tekbir'le
fonetik olarak aynı. O benzerlikten yararlanarak istismar gibi mütalaa
edilebilir. Mahsurlu olduğu kanaati bende de var. Dini kavramlar
ticarete alet edilmemeli."
Tekbir Giyim, adından ilk olarak 1992 yılında gerçekleştirdiği
tesettür defilesi ile söz ettirmişti. Şirket defileyi, 'Türkiye ve
dünyada bir ilk' olarak duyurmuştu. Davanın kazanılması halinde, İslami
kavramları kullanan diğer şirketler aleyhine de emsal teşkil
edebileceği belirtildi. Dava sürecinde Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan
görüş alınması da ihtimal dahilinde.